Bana beş saniye ver.
Sana son on yılımı anlatayım.

Beş saniye savaşı bizim için önemlidir. Bir reklam mantıklı bir şey söylemiyorsa ya da eğlendirmiyorsa herkesi rahatsız eder. Bazen izlediğiniz bir filmin ortasında belirir, bazen en sevdiğiniz iki müziğin arasında, bazen sokakta, bazen her yerde. Karşı koymak imkansızdır. Fakat göz, kendine güzel geleni seçer; kulak, kendine güzel geleni duyar.

O kadar karmaşanın arasında en dikkat çekici siz olursanız ilk beş saniye savaşını kazanmışsınız demektir. Bundan sonrasını dikkat kaybettirmeyecek şekilde kurgularsanız on saniye daha kazanırsınız ve sonra bir on saniye daha. Artık siz bir reklam değilsiniz. Size kulak vermiş birine fayda sağlayan, bu faydanın avantajlarını belirten bir dostsunuz.

Bize beş saniye daha verin, sizin için neler yapabileceğimizi konuşalım.